|
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kanun Numarası : 2709 Resmi Gazete'de Yayım Tarihi ve Sayısı : 09/11/1982-17863 Mükerrer BAŞLANGIÇ (Değişik: 23/07/1995-4121 K/1 - md.) Türk
Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez
bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu,
ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik
anlayışı ve onun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda; Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip
şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedî varlığı, refahı,
maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi
yönünde; Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin
kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmayı
yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi
demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında
üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin
kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve iş
birliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu; Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün, tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâptan ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel
hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak
millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme
ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştansahip
olduğu; Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur
ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak
ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde
ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı
içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda
sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları
bulunduğu; FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne
ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere. TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık
Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur. BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin Şekli Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. II. Cumhuriyetin Nitelikleri Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun
huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı,
Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere
dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Madde 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır. IV. Değiştirilemeyecek Hükümler Madde 4- Anayasanın 1 inci maddesindeki
Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki
Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez
ve değiştirilmesi teklif edilemez. V. Devletin Temel Amaç ve Görevleri Madde 5- Devletin temel amaç ve görevleri,
Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini,
Cumhuriyeti, ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur
ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal
hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan
siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî
varlığının gelişmeği için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. VI. Egemenlik Madde 6- Egemenlik, kayıtsız şartsız
Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu
esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan
almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. VII. Yasama Yetkisi Madde 7- Yasama yetkisi Türk Milleti
adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. VIII. Yürütme Yetkisi ve Görevi Madde 8- Yürütme yetkisi ve görevi,
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara
uygun olarak kullanır ve yerine getirilir. IX. Yargı Yetkisi Madde 9- Yargı yetkisi, Türk Milleti
adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. X. Kanun Önünde Eşitlik Madde 10- Herkes, dil, ırk, renk,
cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa
imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün
işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
zorundadırlar. XI. Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü Madde 11- Anayasa hükümleri, yasama,
yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve
kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı
olamaz. İKİNCİ KISIM Temel Haklar ve Ödevler BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler I. Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği Madde 12- Herkes, kişiliğine bağlı,
dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma,
ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva
eder. II. Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması Madde 13- Temel hak ve hürriyetler,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin,
Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu
yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca
Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın
özüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir. Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve
özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz
ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz. Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri
temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir. III. Temel Hak ve Hürriyetlerin Kötüye
Kullanılamaması Madde 14- Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek,
temel hak ve hürriyetleri yok etmek. Devletin bir kişi veya zümre tarafından
yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde
egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayınım yaratmak veya
sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini
kurmak amacıyla kullanılamazlar. Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını
bu yolda teşvik veya tahrik edenler hakkında uygulanacak müeyyideler,
kanunla düzenlenir. Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan
hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını
verir şekilde yorumlanamaz. IV. Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının
Durdurulması Madde 15- Savaş, seferberlik, sıkıyönetim
veya olağanüstü hallerde, milletler arası hukuktan doğan yükümlülükler
ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin
kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada
öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da,
savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm
cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî
varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar
geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar
kimse suçlu sayılamaz. V. Yabancıların Durumu Madde 16- Temel hak ve hürriyetler,
yabancılar için, milletler arası hukuka uygun olarak İKİNCİ BÖLÜM Kişinin Hakları ve Ödevleri I. Kişinin Dokunulmazlığı, Maddî ve Manevî
Varlığı Madde 17- Herkes, yaşama, maddî ve
manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller
dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel
ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse
insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine
getirilmesi hali ile meşru müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının
yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi,
bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü
hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah
kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen
öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır. II. Zorla Çalıştırma Yasağı Madde 18- Hiç kimse zorla çalıştırılamaz.
Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunda düzenlenmek üzere
hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü
hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu
kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve
fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz. III. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Madde 19- Herkes, kişi hürriyeti ve
güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunda gösterilen; Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan
kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini
önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda
gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir. Hakim kararı
olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir. Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama
veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve
bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda
en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir. Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine
en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırk
sekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok on beş gün içinde
hakim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı
olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal,
sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir. Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu,
soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği
kesin zorunluluk dışında, yakınlarına derhal bildirilir, Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan
kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın
kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla
yetkili bir yargı merciine başvurmak hakkına sahiptir. Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan
kişilerin uğradıkları zarar, kanuna göre Devletçe ödenir. IV. Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması A. Özel Hayatın Gizliliği Madde 20- Herkes, özel hayatına ve
aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın
ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Adlî soruşturma ve kovuşturmanın
gerektirdiği istisnalar saklıdır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne
göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin üstü,
özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. B. Konut Dokunulmazlığı Madde 21- Kimsenin konutuna dokunulamaz.
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı
olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin konutuna girilemez, arama
yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. C. Haberleşme Hürriyeti Madde 22- Herkes, haberleşme hürriyetine
sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne
göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez
ve gizliliğine dokunulamaz. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları
kanunda belirtilir. V. Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti Madde 23- Herkes, yerleşme ve seyahat
hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek,
sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi
gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması
sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ülkenin
ekonomik durumu, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması
sebebiyle sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme
hakkından yoksun bırakılamaz. VI. Din ve Vicdan Hürriyeti Madde 24- Herkes, vicdan, dinî inanç
ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak
şartıyla ibadet, dinî ayin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya,
dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden
dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin
gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk
ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır.
Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine,
küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır. VII. Düşünce ve Kanaat Hürriyeti Madde 25- Herkes, düşünce ve kanaat
hürriyetine sahiptir. Her ne sebeple ve amaçla olursa olsun kimse,
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle
kınanamaz ve suçlanamaz. VII. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti Madde 26- Herkes, düşünce ve kanaatlerini
söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama
ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın
haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra
hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların
izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, suçların önlenmesi,
suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş
bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel
ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması
veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla
sınırlanabilir. Düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında
kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dil kullanılamaz. Bu yasağa aykırı
yazılı veya basılı kağıtlar, plaklar, ses ve görüntü bantları ile diğer
anlatım araç ve gereçleri usulüne göre verilmiş hakim kararı üzerine
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınan merciin
emriyle toplattırılır. Toplatma kararını veren merci bu kararını, yirmi
dört saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı üç gün
içinde karara bağlar. Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına
ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla,
düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz. IX. Bilim ve Sanat Hürriyeti Madde 27- Herkes, bilim ve sanatı
serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü
araştırma hakkına sahiptir. Yayma hakkı, Anayasanın 1 inci, 2 nci ve
3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz. Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye
girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir. X. Basın ve Yayımla İlgili Hükümler A- Basın Hürriyeti Madde 28- Basın hürdür, sansür edilemez.
Basım evi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına bağlanamaz. Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde
yayım yapılamaz. Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın
26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da
ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya devlete ait gizli
bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya
bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara
ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım
hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça
yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili
merci, bu kararını en geç yirmi dört saat içinde yetkili hakime bildirir.
Yetkili hakim bu kararı en geç kırk sekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı
önleme kararı hükümsüz sayılır. Yargılama görevinin amacına uygun olarak
yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hakim
tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım
yasağı konamaz. Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği
suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim
kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî
güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve suçların önlenmesi
bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili
kıldığı merciin emriyle toplatılabilir, Toplatma kararı veren yetkili
merci, bu kararını en geç yirmi dört saat içinde yetkili hakime bildirir;
hakim bu kararı en geç kırk sekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma
kararı hükümsüz sayılır. Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma
veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır. Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine,
millî güvenliğe ve genel ahlaka aykırı yayımlardan mahkum olma halinde,
mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini
taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır. B. Süreli ve Süresiz Yayın Hakkı Madde 29- Süreli veya süresiz yayın
önceden izin alma ve malî teminat yatırma şartına Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği
bilgi ve belgelerin kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir.
Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili
merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur. Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları,
malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir.
Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici
veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik şartlar koyamaz. Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzel
kişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkanlarından eşitlik
esasına göre yararlanır. C. Basın Araçlarının Korunması Madde 30- Kanuna uygun şekilde basın
işletmesi olarak kurulan basım evi ve eklentileri, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve millî
güvenlik aleyhine işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali hariç, suç aleti
olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten alıkonulamaz. D. Kamu Tüzel Kişilerinin Elindeki Basın
Dışı Kitle Haberleşme Araçlarından Yararlanma Hakkı Madde 31- Kişiler ve siyasî partiler,
kamu tüzel kişilerinin elindeki basın dışı kirle haberleşme ve yayım
araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları
ve usulleri kanunla düzenlenir. Kanun, 13 üncü maddede yer alan genel sınırlamalar
dışında bir sebebe dayanarak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce
ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici
kayıtlar koyamaz. E. Düzeltme ve Cevap Hakkı Madde 32- Düzeltme ve cevap hakkı,
ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle
ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir. Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayınlanmasının
gerekip gerekmediğine hakim tarafından ilgilinin müracaat tarihinden
itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir. A. Dernek Kurma Hürriyeti Madde 33- Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği
bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir.
Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili
merci, derneğin faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye
başvurur. (Dördüncü ve beşinci fıkralar; 23/07/1995-4121 K/2 md ile yürürlükten kaldırılmıştır.) (Değişik: 23/07/1995-4121 K/2 md.) Dernekler,
kanunun öngördüğü hallerde hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten
alıkonulabilir. Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesin;
veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde
gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, demeği faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmi dört saat içerisinde görevli
hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar;
aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten kalkar. (Değişik: 23/07/1995-4121 K/2 md.) Birinci
fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve
görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar
getirilmesine engel değildir. (Değişik: 23/07/1995-4121 K/2 md.) Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır. |
|
B. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme
Hakkı Madde 34- Herkes, önceden izin almadan,
silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına
sahiptir. Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla
yetkili idarî merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı
tespit edebilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini
ciddi şekilde bozacak olayların çıkması veya millî güvenlik gereklerinin
ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini yok etme amacını
güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde belirli
bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak
üzere erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı olarak bir il'e
bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasını
öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez. Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı
ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler. XII. Mülkiyet Hakkı Madde 35- Herkes, mülkiyet ve miras
haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yaran amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. XIII. Hakların Korunması ile İlgili Hükümler
A. Hak Arama Hürriyeti Madde 36- Herkes, meşru vasıta ve
yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı
olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki
davaya bakmaktan kaçınamaz. B. Kanunî Hakim Güvencesi Madde 37- Hiç kimse kanunen tabi olduğu
mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden
başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip
olağanüstü merciler kurulamaz. Madde 38- Kimse, işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye
suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır
bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin
sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri
ancak kanunla konulur. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse
suçlu sayılamaz. Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen
yakınlarım suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye
zorlanamaz. Ceza sorumluluğu şahsidir. Genel müsadere cezası verilemez. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu
doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından
bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir. Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye
geri verilemez. XIV. İspat Hakkı Madde 39- Kamu görev ve hizmetinde
bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili
olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık,
isnadın doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde
ispat sisteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının
anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı
olmasına bağlıdır. XV. Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması Madde 40- Anayasa ile tanınmış hak
ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden
başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Kişinin, resmî görevliler tarafından vâki
haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin
edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler I. Ailenin Korunması Madde 41- Aile Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle
ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını
sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. II. Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi Madde 42- Kimse, eğitim ve öğrenim
hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir
ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve İnkılapları
doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim
ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri
açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat
borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar
için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı
olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun
olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddî imkanlardan yoksun başarılı
öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka
yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel
eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim,
öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu
faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. III. Kamu Yararı A. Kıyılardan Yararlanma Madde 43- Kıyılar, Devletin hüküm
ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve
göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle
kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış
amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan
ve şartları kanunla düzenlenir. B. Toprak Mülkiyeti Madde 44- Devlet, toprağın verimli
olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini
önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle
uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun,
bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini
tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye
toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer
toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz. Bu amaçla dağıtılan topraklar bölünemez,
miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan
çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı
halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar
kanunla düzenlenir. C. Tarım, Hayvancılık ve Bu Üretim Dallarında
Çalışanların Korunması Madde 45- Devlet, tanın arazileri
ile çayır ve mer'aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek,
tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal
üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme
araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır. Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi
ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri
alır. D. Kamulaştırma Madde 46- Devlet ve kamu tüzel kişileri;
kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla,
özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını
kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde
idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. Kamulaştırma bedelinin hesaplanma tarz ve
usulleri kanunla belirlenir. Kanun kamulaştırma bedelinin tespitinde
vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki resmî makamlarca yapılmış kıymet
takdirlerini, taşınmaz malların birim fiyatlarını ve yapı maliyet hesaplarını
ve diğer objektif ölçüleri dikkate alır. Bu bedel ile vergi beyanındaki
kıymet arasındaki farkın nasıl vergilendirileceği kanunla gösterilir. Kamulaştırma bedeli, nakden ve peşin olarak
ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama
projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların
yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan
toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle
ödemeyi öngörebileceği bu hallerde taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz;
bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir ve peşin ödenmeyen kısım Devlet
borçları için öngörülen en yüksek faiz haddine bağlanır. Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan
doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin
ödenir. E. Devletleştirme ve Özelleştirme Madde 47- (Değişik: 13/08/1999-4446
K/1. md.) Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu
yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir. Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden
yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir. (Ek: 13/08/1999-4446 K/l. md.) Devlet, kamu
iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileri tarafından yürütülen
yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek
veya tüzel kişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla
belirlenir. IV. Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti Madde 48- Herkes, dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin
gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık
içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır. V. Çalışma ile İlgili Hükümler A. Çalışma
Hakkı ve Ödevi Madde 49- Çalışma, herkesin hakkı
ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,
çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek
ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli
tedbirleri alır. Devlet, işçi-işveren ilişkilerinde çalışma
barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır. B. Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı Madde 50- Kimse, yaşına, cinsiyetine
ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedenî
ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak
korunurlar. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli
hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla
düzenlenir. C. Sendika Kurma Hakkı Madde 51- işçiler ve işverenler, üyelerinin
çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak
ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar
kurma hakkına sahiptirler. Sendikalar veya üst kuruluşlarını kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, sendika veya üst kuruluşun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye başvurur. Sendikalara üye olmak ve üyelikten ayrılmak
serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya, üye kalmaya,
üyelikten ayrılmaya zorlanamaz. İşçiler ve işverenler aynı zamanda birden
fazla sendikaya üye olamazlar. Herhangi bir iş yerinde çalışabilmek, işçi
sendikasına üye olmak veya olmamak şartına bağlanamaz. İşçi sendika ve üst kuruluşlarında yönetici
olabilmek için, en az on yıl bilfiil işçi olarak çalışmış olma şartı
aranır. Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri;
yönetim ve işleyişleri, Anayasa'da belirlenen Cumhuriyetin niteliklerine
ve demokratik esaslara aykırı olamaz. D. Sendikal Faaliyet Madde 52- Yürürlükten kaldırılmıştır. VI. Toplu İş Sözleşmesi, Grev Hakkı ve Lokavt A. Toplu İş Sözleşmesi Hakkı Madde 53- İşçiler ve işverenler, karşılıklı
olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek
amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin
nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Aynı iş yerinde, aynı dönem için birden fazla
toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz. B. Grev Hakkı ve Lokavt Madde 54- Toplu iş sözleşmesinin yapılması
sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler.
Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve
şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir. Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına
aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek şekilde
kullanılamaz. Grev esnasında greve katılan işçilerin ve
sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan iş
yerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika sorumludur. Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği
haller ve iş yerleri kanunla düzenlenir. Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya
ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem
Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak
Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları
kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir. Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri
kanunla düzenlenir. Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev
ve lokavtı, genel grev ve lokavt, iş yeri işgali, işi yavaşlatma, verimi
düşürme ve diğer direnişler yapılamaz. Greve katılmayanların iş yerinde çalışmaları,
greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez. VII. Ücrette Adalet Sağlanması Madde 55- Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun
adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları
için gerekli tedbirleri alır. Asgarî ücretin tespitinde ülkenin ekonomik
ve sosyal durumu göz önünde bulundurulur. VII. Sağlık, Çevre ve Konut A, Sağlık
Hizmetleri ve Çevrenin Korunması Madde 56- Herkes, sağlıklı ve dengeli
bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak
ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı
içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi
artırarak, iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını
tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki
sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine
getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine
getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir. Madde 57- Devlet, şehirlerin özelliklerini
ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını
karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler. IX. Gençlik ve Spor A- Gençliğin Korunması Madde 58- Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin
emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında Atatürk ilke ve inkılâpları
doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerim
sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu
maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten
korumak için gerekli tedbirleri alır. Sporun Geliştirilmesi Madde 59- Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur. X. Sosyal Güvenlik Hakları A. Sosyal Güvenlik Hakkı Madde 60- Herkes, sosyal güvenlik
hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri
alır ve teşkilatı kurar. B. Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak
Korunması Gerekenler Madde 61- Devlet harp ve vazife şehitlerinin
dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine
yaraşır bir hayat seviyesi sağlar. Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum
hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma
kazandırılması için her türlü tedbiri alır. C. Yabancı Ülkelerde Çalışan Türk Vatandaşları Madde 62- Devlet, yabancı ülkelerde
çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin,
kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla
bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken
tedbirleri alır. XI. Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının
Korunması Madde 63- Devler, tarih, kültür ve
tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici
ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet
konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine
yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir. XII. Sanatın ve Sanatçının Korunması Madde 64- Devlet, sanat faaliyetlerini
ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi,
desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri
alır. XIII. Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırı Madde 65- Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Siyasî Haklar ve Ödevler I. Türk Vatandaşlığı Madde 66- Türk Devletine vatandaşlık
bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın ve Türk ananın çocuğu Türktür.
Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla
kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan
bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve
işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz. II. Seçme, Seçilme ve Siyasî Faaliyette
Bulunma Hakları Madde 67- Vatandaşlar, kanunda gösterilen
şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî
parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına
sahiptir. (Değişik : 23/07/1995-4121 K/ 5. md.) Seçimler
ve halk oylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık
sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır.
Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri
amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler. (Değişik : 23/07/1995-4121 K/ 5. md.) On
sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halk oylamasına katılma
haklama sahiptir. Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir. (Değişik : 23/07/1995-4121 K/ 5. md,) Silah
altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, ceza infaz kurumlarında
bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutuk evlerinde
bulunan tutukluların seçme haklarını kullanmalarında, oyların sayım
ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek
Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hakimin yerinde yönetim
ve denetimi altında yapılır. (Değişik ı 23/07/1995-4121 K/ 5. md,) Seçim
kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak
biçimde düzenlenir. III. Siyasî Partilerle İlgili Hükümler A. Parti Kurma, Partilere Girme ve Partilerden
Ayrılma Madde 68- (Değişik : 23/07/1995-4121
K/ 6, md.) Siyasî partiler, demokratik siyasî hayatın
vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasî partiler önceden izin almadan kurulurlar
ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini sürdürürler. Siyasî partilerin tüzük ve programları ile
eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine,
demokratik ve laik Cumhuriyet İlkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre
diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi
amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez. Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek
yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki
görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer
kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi
öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar. Yüksek öğretim elemanlarının siyasî partilere
üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasî
partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi alımlarına cevaz
veremez ve parti üyesi yüksek öğretim elemanlarının yüksek öğretim kurumlarında
uyacakları esasları belirler. Siyasî partilere, Devlet, yeterli düzeyde
ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın alacakları
üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir. B.Siyasî Partilerin Uyacakları Esaslar Madde 69- (Değişik : 23/07/1995 -
4121 K/ 7md.) Siyasî partiler, ticarî faaliyetlere girişemezler. Siyasî partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına
uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir.
Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin
kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık
halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi,
bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştay'dan yardım sağlar. Anayasa
Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir. Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak
karara bağlanır. Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının
68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde
temelli kapatma kararı verilir. Bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nicelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde
karar verilir. Temelli kapatılan bir parti bir başka ad
altında kurulamaz. Bir siyasî partinin temelli kapatılmasına
beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa
Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazete'de
gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka
partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar. Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan
ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddî yardım
alan siyasî partileri temelli olarak kapatılır. Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları,
denetlenme ve kapatılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim
harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir. IV. Kamu Hîzmetlerine Girme Hakkı A. Hizmete Girme Madde 70- Her Türk, kamu hizmetlerine
girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden
başka hiçbir ayrım gözetilemez. B. Mal Bildirimi Madde 71- Kamu hizmetine girenlerin
mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri
kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan
istisna edilemez. V. Vatan Hizmeti Madde 72- Vatan hizmeti, her Türkün
hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde
ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla VI. Vergi Ödevi Madde 75- Herkes, kamu giderlerini
karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı,
maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin
muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde
kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak
yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir. VII. Dilekçe Hakkı Madde 74- Vatandaşlar, kendileriyle
veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara
ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir.
Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı
olarak bildirilir. Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir. ÜÇÜNCÜ KISIM Cumhuriyetin Temel Organları BİRİNCİ BÖLÜM Yasama I. Türkiye Büyük Millet Meclisi A. Kuruluşu Madde 75- (Değişik : 23/07/1995 -
4121 K/ 8. md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beş
yüz elli milletvekilinden oluşur. B. Milletvekili Seçilme Yeterliliği Madde 76- Otuz yaşını dolduran her
Türk milletvekili seçilebilir. En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar,
yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden
yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis
ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap,
rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmî ihale ve
alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik
veya anarşik eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik
suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile
milletvekili seçilemezler. Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları
mensuptan, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim
Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri
ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu
görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe,
aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler. C. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Seçim
Dönemi Madde 77- Türkiye Büyük Millet Meclisinin
seçimleri beş yılda bir yapılır. Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine
karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca
verilecek karara göre de seçimler yenilenir. Süresi Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri,
yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer. D. Türkiye Büyük Millet Meclisi Seçimlerinin
Geriye Bırakılması ve Ara Seçimleri Madde 78- Savaş sebebiyle yeni seçimlerin
yapılmasına imkan görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin
bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir. Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa,
erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde
boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde
bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara E. Seçimlerin Genel Yönetim ve Denetimi Madde 79- Seçimler, yargı organlarının
genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar,
seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri
yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla
ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin
karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını
kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun
kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının
görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştaydan
seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek
Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler. Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların
halk oyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili
seçimlerinde uygulanan hükümlere göre olur. F. Üyelikle İlgili Hükümler 1. Milletin Temsilî Madde 80- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini 2. Andiçme Madde 81- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler: "Devletin varlığı ve bağımsızlığını
vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız
egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete
ve Atatürk ilke ve inkılâplarını bağlı kalacağıma, toplumun huzur ve
refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından
ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten
ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine
andiçerim." 3. Üyelikle Bağdaşmayan İşler Madde 82- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda;
Devletin veya diğer kamu tüze! kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı
olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve
özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yarama çalışan demeklerin ve Devletten
yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve
katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında
görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan
veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme
organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya özel herhangi
bir işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ay; aşmamak
üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin
kararına bağlıdır. 4. Yasama Dokunulmazlığı Madde 83- Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divaninin teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği
ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz,
sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren
suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla
Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak,
bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük
Millet Meclisine bildirmek zorundadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında,
seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi,
üyelik şifalının sona ermesine bırakılır, üyelik süresince zaman aşımı
işlemez. Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma
ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasî
parti gruplarınca yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz
ve karar alınamaz. 5. Milletvekilliğinin Düşmesi Madde 84- (Değişik : 23/07/1995-4121
K/9,md.) istifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın
geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit
edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır. Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya
kısıtlanma halinde düşmesi, bu hususdaki kesin mahkeme kararının Genel
Kurula bildirilmesiyle olur. 82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan
bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin
düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel
Kurul gizli oyla karar verir. Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz
olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin
milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca tespit
edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla
karar verilebilir. Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve
eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli, kapatmaya ilişkin
kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın
Resmî Gazete'de gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip
Genel Kurula bilgi sunar. 6. İptal istemi Madde 85- (Değişik : 23/07/1995-4121
K/ 10.md.) Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya
milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü
fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu
kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili
veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya iç tüzüğe
aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir.
Anayasa Mahkemesi, iptal istemini on beş gün içerisinde kesin karara
bağlar. Madde 86- Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı
en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk d ödenek miktarının
yarısını aşamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek
ödenek ve yolluklar, kendilerini sosyal güvenlik kuruluşları tarafından
bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez. Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden
ödenebilir. II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Görev ve Yetkileri A. Genel Olarak Madde 87- Türkiye Büyük Millet Meclisinin
görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar
Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda
kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesin hesap
kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş
ilanına karar vermek; milletler arası andlaşmaların onaylanmasını uygun
bulmak, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler
hariç olmak üzere, genel ve özel af ilanına, mahkemelerce verilip kesinleşen
ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer
maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir. B. Kanunların Teklif Edilmesi ve Görüşülmesi Madde 88- Kanun teklif etmeye Bakanlar
Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir. Kanun tasarı ve tekliflerinin
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları iç tüzükle
düzenlenir. C. Kanunların Cumhurbaşkanınca Yayınlanması Madde 89- Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisince kabul edilen kanunları on beş gün içinde yayımlar. Yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları,
bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte
aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Bütçe
kanunları bu hükme tabi değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen
kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis,
geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen
kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir. D. Milletler Arası Andlaşmaları Uygun
Bulma Madde 90- Türkiye Cumhuriyeti adına
yabancı devletlerle ve milletler arası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların
onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla
uygun bulmasına bağlıdır. Ekonomik, ticarî veya teknik ilişkileri düzenleyen
ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir
yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki
mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir.
Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye
Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur. Milletler arası bir andlaşmaya dayanan uygulama
andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik,
ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince
uygun bulunması zorunluluğu yoktur; ancak bu fıkraya göre yapılan ekonomik,
ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan
yürürlüğe konulamaz. Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü
andlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. E. Kanun Hükmünde Kararname Çıkarma Yetkisi
Verme Madde 91- Türkiye Büyük Millet Meclisi,
Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir.
Ancak, sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın
ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar,
kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar
ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde
kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi
içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir. Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi
veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin
sona ermesine sebep olmaz. Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük
Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında,
yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir. Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının
Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarılmasına
ilişkin hükümler saklıdır. Kanun hükmünde kararnameler, Resmî Gazete'de
yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük
tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir. Kararnameler, Resmî Gazete'de yayımlandıkları
gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince
reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte,
yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş
hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe
girer. F. Savaş Hali İlam ve Silahlı Kuvvet Kullanılmasına
İzin Verme Madde 92- Milletler arası hukukun
meşru sayıldığı hallerde savaş hali ilanına ve Türkiye'nin taraf olduğu
milletler arası andlaşmaların veya milletler arası nezaket kurallarının
gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere
gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına
izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya
ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple
silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması
halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına
karar verebilir. III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Faaliyetleri ile İlgili Hükümler A. Toplanma ve Tatil Madde 93- (Değişik birinci fıkra:
23/07/1995 4121 K/II.md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim
ayının ilk günü kendiliğinden toplanır. Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil
yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya Bakanlar
Kurulunun İstemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağrılır. Meclis Başkanı da doğrudan doğruya veya üyelerin
beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya çağırır. Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez. B. Başkanlık Divanı Madde 94 - Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık
Divanı, Meclis üyeleri Başkanlık Divanı, Meclisteki siyasi parti gruplarının
üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur.
Siyasi parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir
yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki,
ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri
içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren on gün içinde, Başkanlık
Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır. İlk iki oylamada üye
tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu
aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok
oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri,
üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde
veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında,
Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili
oy kullanamazlar. Madde 95 - Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarını,
kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütür. İçtüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclisin
bütün faaliyetlerine üye sayısı oranına katılmalarını sağlayacak yolda
düzenlenir. Siyasi parti grupları, en az yirmi üyeden meydana gelir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti
ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle
düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri
kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir. Madde 96 - Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir
bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en
çok iki oy kullanabilir. Madde 97 - Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki
görüşmeler açıktır Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzük hükümlerine göre
kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye
Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır. A. Genel olarak Madde 98 - Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis
araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla
denetleme yetkisini kullanır. Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak
cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi istemekten ibarettir. Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için
yapılan incelemeden ibarettir. Soru Meclis araştırması ve genel görüşme ile ilgili önergelerin
verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma
yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir. Madde 99 - Gensoru önergesi, bir siyasi parti grubu
adına veya en az yirmi milletvekilinin imzasıyla verilir. Gensoru önergesi, verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak
üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp
alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri,
siyasi parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına
Başbakan veya bir bakan konuşabilir. Gündeme alma kararıyla. birlikte, gensorunun görüşülme
günü de belli edilir; ancak gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının
verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden
sonraya bırakılamaz. Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların
verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun
güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır. Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye
tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları
sayılır. Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına
ve yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer
hususlar içtüzükle belirlenir. Madde 100 - Başbakan veya bakanlar hakkında, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge
ile, soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay
içinde görüşür ve karara bağlar. Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki
siyasi partilerin güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının
üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı
ayrı ad çekme suretiyle kurulacak on eş kişilik bir komisyon tarafından
soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirtilen raporunu
iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi
halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Meclis, raporu öncelikle görüşür ve gerek gördüğü takdirde
ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verir. Yüce Divana sevk kararı ancak
üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır. Meclisteki siyasi parti gruplarında, Meclis
soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz. İKİNCİ BÖLÜM YÜRÜTME 1. Cumhurbaşkanı A. Nitelikleri ve tarafsızlığı Madde 101 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir. Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte
birinin yazılı önerisiyle mümkündür. Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez. Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir
ve Büyük Türkiye Millet Meclisi Üyeliği sona erer. Madde 102 - Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya
çağrılır. Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün
önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı
seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde
sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık
Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması
gerekir. Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev
süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Madde 103 - Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye
Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer: "Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve
bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız
ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne,
demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine
bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet
anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden
yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan
ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla
yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve
tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim."
|
|
D. Görev ve yetkileri Madde 104 - Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu
sıfatla Türkiye Cumhuriyetini Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen
şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır: a) Yasama ile ilgili olanlar: Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye
Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya
çağırmak, Kanunları yayımlamak, Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü
takdirde halk oyuna sunmak, Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya
şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde
iptal davası açmak, Türkiye Büyük illet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine
karar vermek, b) Yürütme alanına ilişkin olanlar: Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek, Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine
son vermek, Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek
veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak, Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek,
Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul
etmek, Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin
Başkomutanlığını temsil etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek, Genelkurmay Başkanını atamak, Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak, Milli Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek, Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim
veya olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak, Kararnameleri imzalamak, Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli
kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak, Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak, Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme
yaptırtmak, Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek, Üniversite rektörlerini seçmek, c) Yargı ile ilgili olanlar: Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte
birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini,
Askeri Yargıtay üyelerini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini,
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek. Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen
seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri
kullanır. E. Sorumluluk ve sorumsuzluk hali Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler
aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. Madde 106 - Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına
çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde,
görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı
makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına
ait yetkileri kullanır. Madde 107 - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin
kuruluşu, teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi ile düzenlenir. Madde 108 - İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli
ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının
isteği üzerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından
fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu
kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve
işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda,
her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar. Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme
Kurulunun görev alanı dışındadır. Devlet Denetleme Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev
süresi ve diğer özlük işleri, kanunla düzenlenir. A. Kuruluş Madde 109 - Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan
kurulur. Başbakan, Cumhurbaşkanınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri arasından atanır. Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili
seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca
atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine
son verilir. B. Göreve başlama ve güvenoyu Madde 110 - Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi
tatilde ise toplantıya çağrılır. Bakanlar Kurulunun programı, kuruluşundan en geç bir hafta
içinde Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde
okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için görüşmeler, programın
okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden
bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır. C. Görev sırasında güvenoyu Madde 111 - Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar
Kurulunda görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven
isteyebilir. Güven istemi, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğuyla
reddedilebilir. D. Görev ve siyası sorumluluk Madde 112 - Başbakan, Bakanlar Kurulunun başkanı
olarak, Bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin
yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin yürütülmesinden
birlikte sorumludur. Her bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi
içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur. Başbakan, bakanların görevlerinin Anayasa ve kanunlara
uygun olarak yerine Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili olmayanlar; 81
inci maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde andiçerler ve bakan
sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi oldukları kayıt
ve şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar. E. Bakanlıkların kurulması ve bakanlar Madde 113 - Bakanlıkların kurulması, kaldırılması,
görevleri, yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir. Açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü olan bir bakana,
diğer bir bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak, bir bakan birden
fazlasına vekillik edemez. Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Yüce Divana verilen
bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana sevki halinde hükümet
istifa etmiş sayılır. Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa en geç on eş gün
içinde atama yapılır. F. Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu Madde 114 - Türkiye Büyük Millet Meclisi genel
seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir.
Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin
yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş
gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya
dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır. 116 ncı madde gereğince seçimlerin yenilenmesine karar
verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar
Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atar. Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif
edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine,
Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır. Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi Gazete'de
ilanından itibaren beş gün içinde kurulur. Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz. Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis
toplanıncaya kadar vazife görür. G. Tüzüker Madde 115 - Bakanlar Kurulu, kanunun uygulanmasını
göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak
ve Danıştayın incelenmesinden geçirilmek şartıyla tüzükler çıkarabilir. Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi
yayımlanır. H. Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca
yenilenmesi Madde 116 - Bakanlar Kurulunun, 110 uncu maddede
belirtilen güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler uyarınca
güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırk eş gün içinde yeni Bakanlar
Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin
yenilenmesine karar verebilir. Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden istifa etmesi
üzerine kırk beş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde
Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun
kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme kararı Resmi Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir. 1. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı Milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin
yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı,
Bakanlar Kurulu sorumludur. Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup,
savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine,
Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay
Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur. Milli Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve
Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir. 2. Milli Güvenlik Kurulu Gündemin özelliğine göre Kurul toplantılarına ilgili bakan
ve kişiler çağırılıp görüşleri alınabilir. Milli Güvenlik Kurulu; Devletin milli güvenlik siyasetinin
tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili kararların alınması ve gerekli
koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna
bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü
ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda
alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca
öncelikle dikkate alınır. Milli Güvenlik Kurulunun gündemi; Başbakan ve Genelkurmay
Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir. Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu
Başbakanın başkanlığında toplanır.
1. Tabii afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü
hal ilanı 2. Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin
ciddi şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilanı 3. Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme |