|
IV. İdare 1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek
Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır. (Ek :13/08/1999 - 4446 K/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli ve milletler arası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı
bildirim tarihinden başlar. Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun
denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil
ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem
ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı
kararı verilemez. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik
ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri
ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle
yükümlüdür. C. İdarenin kuruluşu 1. Merkezi idare Madde 126 - Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından,
coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine
göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır. İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyum sağlamak
amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir.
Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. 2. Mahalli idareler Madde 127 - Mahalli idareler; il, belediye veya
köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş
esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen,
seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir. Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri,
yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. (Değişik: 23/7/1995 - 4121/12 md.) Mahalli idarelerin
seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak,
milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içinde
yapılması gereken mahalli idareler organlarına veya bu organların üyelerine
ilişkin genel veya ara seçimler milletvekili genel veya ara seçimleriyle
birlikte yapılır. Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim
biçimleri getirebilir. Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını
kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki
denetim yargı yolu ile olur.Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi
ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları
veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak,
kesin hükme kadar uzaklaştırabilir. Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin
idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde
birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların
gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller
dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir. 1. Genel ilkeler Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları,
görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve
diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma
hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin
kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar
hakkındaki hükümler saklıdır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken
işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek
kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak
idare aleyhine açılabilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri
iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen
istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır. 1. Yükseköğretim kurumları Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına
yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine
tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir. Kanun, üniversitelerin ülke sathına dengeli bir biçimde
yayılmasını gözetir. Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe
her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki,
Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve
bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez. Üniversiteler ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi
ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri Devletçe sağlanır. Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca,
dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır. Üniversite yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları;
Yükseköğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında
kalan makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Üniversitelerin hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca
tetkik ve onaylandıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve genel
ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak işleme tabi tutularak
yürürlüğe konulur ve denetlenir. Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri
ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları üniversiteler
üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri, öğretim
elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri,
öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının
kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri
ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali
işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin
ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji
gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere
Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir. Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali
ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının
sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim
kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir. Madde 131 - Yükseköğretim kurumlarının öğretimini
planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki
eğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu
kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını,
geliştirmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir
biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi
için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur. Yükseköğretim kurulu, üniversiteler, Bakanlar Kurulu ve
Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları, nitelikleri ve seçilme
usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim üyeliğinde
başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca
atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden
kurulur. Madde 132 - Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet
teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine
tabidir. Madde 133 - (Değişik:8/7/1993 - 3913/1md.) Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla
düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir. Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve
televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının
özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır. Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk'ün
vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı olup kendilerine tahsis
edilir. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu,
organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar
üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir. H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz. (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları,
kuruluş amaçları (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları
ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler. (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları
üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla
düzenlenir. (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Amaçları dışında faaliyet
gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun
belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme
kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir. (Değişik: 23/7/1995 - 4121/13 md.) Ancak, milli güvenliğin,
kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir
merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile
yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmi dört saat içerisinde görevli
hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar;
aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse,
emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez;
yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde
kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar
saklıdır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargı I. Genel hükümler A. Mahkemelerin bağımsızlığı Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin
kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge
gönderemez; tavsiye ve Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı
yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz
veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına
uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle
değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm
giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin
olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar
verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır. Madde 140 - Hakimler ve savcılar adli ve idari yargı hakim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hakim ve savcılar eliyle yürütülür. Hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı
esaslarına göre görev ifa ederler. Hakimler ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına
bağlıdırlar. Hakim ve savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerde
çalışanlar, hakimler ve savcılar hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar,
hakimler ve savcılara ait esaslar dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler,
hakimlere ve savcılara tanınan her türlü haklardan yararlanırlar. Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler
konulur. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak
yazılır. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması,
yargının görevidir. (Değişik:18/06/1999 - 4388/K. 1.md)Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet Başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı bulunur. Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet Başsavcısı,
birinci sınıfa ayrılmış hakim ve Cumhuriyet savcıları arasından; bir
asıl ve bir yedek üye, birinci sınıf Devlet Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz mercii
Yargıtay'dır. Son fıkra : Yürürlükten kaldırılmıştır. G. Hakim ve savcıların denetimi Madde 145 - Askeri yargı, askeri mahkemeler ve
disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin;
askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri
mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri
suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. Askeri mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda
belirtilen askeri suçları ile kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri
sırada veya kanunda gösterilen askeri mahallerde askerlere karşı işledikleri
suçlara da bakmakla görevlidirler. Askeri mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde
hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları
ve gerektiğinde bu mahkemelerde adli yargı hakim ve savcılarının görevlendirilmeleri
kanunla düzenlenir. Askeri yargı organlarının kuruluşu, işleyişi,
askeri hakimlerin özlük işleri askeri savcılık görevlerini yapan askeri
hakimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine
göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askeri hakimlerin yargı hizmeti
dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin gereklerine göre
teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de
gösterir. II. Yüksek mahkemeler A. Anayasa Mahkemesi 1. Kuruluşu Madde 146 - Anayasa Mahkemesi on bir asıl ve dört
yedek üyeden kurulur. Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay,
iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askeri Yargıtay,
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi Başkan
ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer
için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim
Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri
içinde göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst
kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçer. Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri ile üst kademe
yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl ve yedek üye seçilebilmeleri
için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında
en az on beş yıl öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az on beş yıl
fiilen çalışmış veya en az on beş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır. Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri arasından gizli oyla ve
üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir Başkan ve bir
Başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Anayasa Mahkemesi üyeleri, asli görevleri dışında resmi
veya özel hiçbir görev alamazlar. 2. Üyeliğin sona ermesi Madde 147 - Anayasa Mahkemesi üyeleri altmış beş
yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar. Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer. 3. Görev ve yetkileri Madde 148 - Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun
hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün
Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa
değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak,
olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun
hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı
iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz. Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın,
öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde
ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına
uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme,
Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte
biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren
on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz;
def'i yoluyla da ileri sürülemez. Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını,Bakanlar Kurulu üyelerini,
Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek
İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini,
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle
ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar. Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı
veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar. Yüce Divan kararları kesindir. Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri
de yerine getirir. Madde 149 - Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye
ile toplanır, salt çoğunluk ile karar verir. Anayasa değişikliklerinde
iptale karar verebilmesi için üçte iki oy çokluğu şarttır. Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince
öncelikle incelenip karara bağlanır. Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla;
mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri arasındaki işbölümü kendi yapacağı
içtüzükle düzenlenir. Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar
dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü
hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu üzerinde
bilgisi olanları çağırabilir. (Ek cümle: 23/7/1995 - 4121/14 md.) ve siyasi partilerin
temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısından sonra 5. İptal davası Madde 150 - Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin,
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde
ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla
Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına,
iktidar ve ana muhalefet partisi Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir.
İktidarda birden fazla siyasi partinin bulunması halinde, iktidar partilerinin
dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti kullanır. Madde 151 - Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya
iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname
veya içtüzüğün Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün
sonra düşer. 7. Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi Madde 152 - Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak
bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasaya aykırı
görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının
ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği
karara kadar davayı geri bırakır. Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse
bu iddia temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır. Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak
üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar
verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır.
Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye
kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır. Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red
kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı
kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz. Madde 153 - Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.
İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin
tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle,
yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa
Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir.
Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir
yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda,
Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki
boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara
bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır
ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve
tüzelkişileri bağlar. Madde 154 - Yargıtay,adliye mahkemelerince verilen
ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin
son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve
son derece mahkemesi olarak bakar. Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim
ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler
ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve
gizli oyla seçilir. Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire
başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının
salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler
yeniden seçilebilirler. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri,
daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet
Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı
ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. Madde 155 - Danıştay, idari mahkemelerce verilen
ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin
son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve
son derece mahkemesi olarak bakar. (Değişik: 13/08/1999 - 4446 K/3. md.) Danıştay, davaları
görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları,
kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında
iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idari
uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir. Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idari yargı
hakim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen
görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir. Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları,
kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler. Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri,
daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idari
yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına
göre kanunla düzenlenir. D. Askeri Yargıtay Madde 156 - Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden
verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin
kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak
bakar. Askeri Yargıtay üyeleri birinci sınıf askeri hakimler
arasından Askeri Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt çoğunluğu
ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday içinden Cumhurbaşkanınca
seçilir. Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı ve
daire başkanları Askeri Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve kıdem sırasına
göre atanırlar. Askeri Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin
ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. |
|
E. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Madde 157 - Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri
olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren
ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların
yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik
yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı
aranmaz. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından
olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri tamsayısının
salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askeri hakimler arasından
her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hakim sınıfından olmayan
üyelerirütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından, Genelkurmay
Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday içinden Cumhurbaşkanınca
seçilir. Askeri hakim sınıfından olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır. F. Uyuşmazlık Mahkemesi Madde 158 - Uyuşmazlık Mahkemesi adli, idari ve
askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin
olarak çözümlemeye yetkilidir. Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev
uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır. Madde 159 - Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kurulur
ve görev yapar. Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı
Kurulun tabii üyesidir. Kurulun üç asil ve üç yedek üyesi Yargıtay Genel
Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay Genel Kurulunun kendi
üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer aday içinden
Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden
seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili
seçer. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; adli ve idari yargı
hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki
verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları
uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden
uzaklaştırma işlemlerini yapar. Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin
veya bir hakimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin
yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar.
Ayrıca Anayasa ve kanunlarla verilen Kurul kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz. Kurulun görevlerini yerine getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazarın Kurul bünyesinde incelenmesi esasları kanunla düzenlenir. Adalet Bakanlığının merkez kuruluşunda geçici veya sürekli
olarak çalıştırılacak hakim ve savcıların muvafakatlarını alarak atama
yetkisi Adalet Bakanına aittir. Adalet Bakanı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilk
toplantısında onaya sunulmak üzere gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
hizmetin aksamaması için hakim ve savcıları geçici yetki ile görevlendirebilir. Madde 160 - Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin
bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi
adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak
ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini
yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı
bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde bir kereye mahsus olmak
üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla
idari yargı yoluna başvurulamaz. Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının
nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri
ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir. Silahlı Kuvvetler elinde bulunan Devlet mallarının
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi usulleri, Milli Savunma
hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak kanunla
düzenlenir. DÖRDÜNCÜ KISIM Mali ve Ekonomik Hükümler Mali Hükümler I. Bütçe A. Bütçenin hazırlanması ve uygulanması Madde 161 - Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri
dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır. Mali yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl
hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir. Kanun, kalkınma planları ile ilgili yatırımlar veya bir
yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller koyabilir. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz B.Bütçenin görüşülmesi Madde 162 - Bakanlar Kurulu, genel ve katma bütçe
tasarıları ile milli bütçe tahminlerini gösteren raporu, mali yıl başından
en az yetmiş beş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda
incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına
en az yirmi beş üye verilmek şartı ile, siyasi parti gruplarının ve
bağımsızların oranlarına göre temsili gözönünde tutulur. Bütçe komisyonunun elli beş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve mali yıl başına kadar karara bağlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık
ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında düşüncelerini, her bütçenin
tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik
önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar. C. Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları Madde 163 - Genel ve katma bütçelerle verilen ödenek,
harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının
Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz.
Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak
yetkisi verilemez. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik
tasarılarında ve cari ve ileriki yıl bütçelerine mali yük getirecek
nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek
mali kaynak gösterilmesi zorunludur. Madde 164 - Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda
daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları mali yılın
sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra Bakanlar Kurulunca Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini,
ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak
en geç yetmiş beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla
birlikte Bütçe Komisyonu gündemine alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu
tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar,
Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla
beraber görüşerek karara bağlar. Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez. E. Kamu iktisadi teşebbüslerinin denetimi Madde 165 - Sermayesinin yarısından
fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş
ve ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları
kanunla düzenlenir. İKİNCİ BÖLÜM Ekonomik Hükümler I. Planlama Madde 166 - Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı,
özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde
hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak
verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı
kurmak Devletin görevidir. Planda milli tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda
istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici
tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir;
kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri,
bu plana göre gerçekleştirilir. Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet
Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü
bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla
düzenlenir. Madde 167 - Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve
hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici
tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme
ve kartelleşmeyi önler. Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi
amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi
ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları
kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir. III. Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi Madde 168 - Tabii servetler ve kaynaklar Devletin
hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı
Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere
devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin,
Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek
ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.Bu durumda
gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak
gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir. A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi Madde 169 - Devlet, ormanların korunması ve sahalarının
genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan
ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit
tarım ve hayvancılık yapılamaz.Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları
kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı
ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme
müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda
yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz.
Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar
genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir
yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar
olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve
fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ,
meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta
kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve
köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında
daraltma yapılamaz. B. Orman köylüsünün korunması Madde 170 - Ormanlar içinde veya bitişiğindeki
köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması
bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın
işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim
ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi;
bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen
yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin
sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır. Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler,
Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır. Madde 171 - (Değişik : 23/07/1995) Devlet, milli
ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını
ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak
tedbirleri alır. A. Tüketicilerin korunması Madde 172 - Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı
tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik
eder. Madde 173 - Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu
ve destekleyici tedbirleri alır. BEŞİNCİ KISIM Çeşitli Hükümler I. İnkılap kanunlarının korunması 1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat
Kanunu; 2. 25 Teşrinisani 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası
Hakkında Kanun; 3. 30 Teşrinisani 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve
Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların
Men ve İlgasına Dair Kanun; 4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle
kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına
dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü; 5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın
Kabulü Hakkında Kanun; 6. 1 Teşrinisani 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin
Kabul ve Tatbiki hakkında Kanun; 7. 26 Teşrinisani 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına dair Kanun; 8. 3 Kanunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı
Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun. ALTINCI KISIM Geçici Hükümler Geçici Madde 1 - Anayasanın halkoylaması
sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul edildiğinin usulünce
ilanı ile birlikte, halkoylaması tarihindeki Milli Güvenlik Konseyi
Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak, yedi yıllık
bir dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine
getirir ve yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı
olarak içtiği and yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanı, ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplanıp; Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar, 12 Aralık
1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan Milli Güvenlik Konseyinin
Başkanlığını da yürütür. İlk milletvekili genel seçimleri sonunda Türkiye Büyük
Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya kadar geçecek süre içinde,
Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması halinde, Milli Güvenlik
Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Anayasaya
göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar, Cumhurbaşkanına vekalet eder
ve O'nun Anayasadaki bütün görevlerini yerine getirir ve yetkilerini
kullanır. Geçici Madde 2 - 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı
Kanunla kuruluşu gösterilen Milli Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı
olarak hazırlanacak Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanununa göre yapılacak
ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık
Divanını oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun
ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunlara göre görevlerini devam
ettirir. Anayasanın kabulünden sonra 2356 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesindeki Milli Güvenlik Konseyi Üyeliklerinden birisinin herhangi
bir nedenle boşalması halinde doldurulması usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başladıktan
sonra, Milli Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre için Cumhurbaşkanlığı
Konseyi haline dönüşür ve Milli Güvenlik Konseyi Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı
Konseyi Üyesi sıfatını alırlar. Milli Güvenlik Konseyi üyesi olarak
18 Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı
Konseyi Üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin haiz
bulundukları özlük hakları ile Cumhurbaşkanlığı Konseyinin görevleri şunlardır: a) Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına
gönderilen, Anayasada yazılı temel hak ve hürriyetlere ve ödevlere,
laiklik ilkesine, Atatürk inkılaplarının, milli güvenliğin ve kamu düzeninin
korunmasına, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumuna, Milletlerarası andlaşmalara,
dış ülkelere silahlı kuvvet gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin Türkiye'ye
kabulüne, olağanüstü yönetime, sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar
ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer kanunları Cumhurbaşkanına
tanınan on beş günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek; b) Cumhurbaşkanının istemi ve tespit edeceği süre içinde: c) Cumhurbaşkanının istemine göre, iç ve dış güvenlik
ile gerekli görülen diğer konularda inceleme ve araştırma yapmak ve
sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak. a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında
Kanun, b) 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Milli Güvenlik Konseyi
Hakkında Kanun, c) 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun, Yürürlükten kalkar ve Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma
Meclisinin hukuki varlıkları sona erer. Geçici Madde 4 - (Mülga: 17/5/1987 - 3361/4 md.) Geçici Madde 5 - Yapılacak ilk milletvekili genel
seçimi sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilanını takip eden onuncu gün,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara'da, Türkiye Büyük Millet Meclisi
binasında, saat 15.00 de kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı
Milletvekili Başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri andiçerler. Geçici Madde 6 - Anayasaya göre kurulan Türkiye
Büyük Millet Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri
yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte
olan İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır. Geçici Madde 7 - İlk milletvekili genel seçimi
sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu
kuruluncaya kadar, iş başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam eder. Geçici Madde 8 - Anayasa ile kabul edilmiş olan
yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri
ile ilgili kanunlarla, Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen
diğer kanunlar, Anayasanın kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev
süresi içerisinde, bu süre içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna
kadar çıkartılır. Geçici Madde 9 -İlk genel seçimler sonucu toplanacak
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı
yıllık süre içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye
Büyük Millet Meclisinin geri gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki
kanunu, aynen kabul edip tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye
tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile Geçici Madde 10 - Mahalli İdare seçimleri en geç
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde
yapılır. Geçici Madde 11 - Anayasanın halkoyu ile kabul
edildiği tarihte Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları
ile görevleri devam eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere
seçilenlerin bu suretle kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır. Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı on bire ininceye kadar
boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı on beşe
ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz. Anayasa
Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının
on birden, asıl ve yedek üye sayıları toplamının on beşden aşağı düşmesi
nedeniyle yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya
uyulur. Anayasa Mahkemesi asıl üye sayısı on bire ininceye kadar dava ve işlerde 22/4/1962 gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı uygulanır. Geçici Madde 12 - 13/5/1981 gün ve 2461 sayılı
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca
Yargıtay ve Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı
Yargıtay Kanununa 25/6/1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla eklenen geçici
madde uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine;
6/1/1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 14 üncü maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına, Başsavcılığına, başkanvekilliklerine
ve daire başkanlıklarına, Devlet Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri
dönem için bu görevlerine devam ederler. 6/1/1982 gün ve 2576 sayılı Kanunun geçici maddelerinin
idari mahkemeler Başkan ve üyeliklerine atamalara ilişkin hükümleri
de saklıdır. Geçici Madde 13 - Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna
Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri
Anayasa'nın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır. Seçilen üyeler göreve başlayıncaya kadar Kurul, toplantı
yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin katılmasıyla çalışmalarını yapar. Geçici Madde 15 - 12 Eylül 1980 tarihinden, ilk
genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık
Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme
yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu
Milli Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin,
2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin
her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya
hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir
yargı merciine başvurulamaz. Bu karar ve tasarrufların idarece veya yetkili kılınmış
organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı, karar alanlar,
tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükümleri
uygulanır. Bu dönem içinde çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnameler
ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun uyarınca alınan karar
ve tasarrufların Anayasaya aykırılığı iddia edilemez. Geçici Madde 16 - Anayasanın halkoylamasına ilişkin
oy verme kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği
bulunduğu halde hukuki veya fiili herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına
katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak
genel ve ara seçimleri ile mahalli seçimlere ve diğer halkoylamalarına
katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar. YEDİNCİ KISIM Son Hükümler I. Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere
ve halkoylamasına katılma: Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi
ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve
kabulü hakkındaki hükümlere tabidir. Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları,
bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir.
Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu
ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna sunabilir. Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden
az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı
tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere
Resmi Gazetede yayımlanır. Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis
üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine
ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından
halkoyuna sunulabilir.Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine
ilişkin Kanun veya ilgili Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların
yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından
çoğunun kabul oyu olması gerekir. Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine
ve mahalli genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası
dahil gerekli her türlü tedbir alınır. II. Başlangıç ve kenar başlıklar Madde 176 - Anayasanın dayandığı temel görüş ve
ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir. Madde 177 - Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul
edilip Resmi Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
olur ve aşağıda gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe
girmesine ait hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe girer. a) İKİNCİ KISIM II. Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler, toplantı hak ve hürriyetleri, III. Bölümdeki çalışma ile ilgili hükümler, toplu iş
sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili hükümler, Bu hükümler yeni kanunları çıkarıldığında veya mevcut
kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her halde en geç Türkiye Büyük
Millet Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu hükümler
yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Milli Güvenlik Konseyinin
bildiri ve kararları uygulanır. b) İKİNCİ KlSIM'daki; siyasi faaliyette bulunma hakları
ile siyasi partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak yeniden
hazırlanacak Siyasi Partiler Kanununun; Seçme ve seçilme hakkı ise yine bu hükümlere dayalı olarak
hazırlanacak Seçim Kanununun; Yayımlanması ile yürürlüğe girer. c) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki; yasama ile ilgili hükümler; Bu hükümler ilk milletvekili genel seçimi sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar Milli Güvenlik Konseyince yerine getirilir. d) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki; Cumhurbaşkanı başlığı altındaki
görev ve yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu başlığı
altındaki tüzükler, Milli Savunma, olağanüstü yönetim usulleri, idare
başlığı altındaki mahalli idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç
yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın halkoylaması Sonucunda kabulünün
Resmi Gazetede ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Cumhur başkanı ve
Bakanlar Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet
Meclisinin göreve başlaması ile, mahalli idareler ile Devlet Güvenlik
Mahkemelerine ilişkin hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile
yürürlüğe |